Aile Hukuku-Boşanma-Nafaka-Velayet- Davaları-Eşya-Mal Rejimi Davaları
Yildirimucan.com » Faaliyet Alanlarımız » Aile Hukuku-Boşanma-Nafaka-Velayet- Davaları-Eşya-Mal Rejimi Davaları

YILDIRIM AVUKATLIK BÜROSU & UÇAN AVUKATLIK BÜROSU BİRLEŞEREK “YILDIRIM & UÇAN AVUKATLIK BÜROSU” OLARAK FAALİYETLERİNE DEVAM ETMEKTEDİR.
-Aile Hukuku alanında Boşanma-Nafaka-Velayet-Maddi ve Manevi tazminat-Eşya-Mal rejimi davalarında Uzman olarak Av.Necdet Yıldırım; bilgisinin,tecrübesinin zirvesinde Hukuki yardım sunmaya devam etmektedir.
-Av.Necdet Yıldırım; Aile Hukuku alanında akademik olarak da birden fazla kitap çalışması yapmış “Uygulamada Boşanma davaları ve Boşanma Davalarının Sonuçları” kitabının yazarıdır.
-Av.Necdet Yıldırım; “Mersin Barosu Adalet Akademisinde” Stajyer Avukatlara “Aile Hukuku” ve “Kira Hukuku’nda” ders vermektedir.
-Av.Necdet Yıldırım;Boşanma Hukuku alanında son hazırladığı kitabını yayınlamak üzere hazır tutmaktadır.
-Aile Hukukunda;ofisimiz gerçekçi yaklaşımlarla teknik çalışma yöntemleri ile müvekkillerine Hukuki yardım vermektedir.
-“YILDIRIM & UÇAN AVUKATLIK BÜROSU” alanındaki en uzman Hukukçu gurubu olmasını mesleğinin olmazsa olmazı olarak görmektedir.
-“YILDIRIM & UÇAN AVUKATLIK BÜROSU” Aile Hukuku alanında aldığı davalarda en iyi sonuçları elde etmiştir.

İÇTİHAT -1-

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2014/25248
K. 2014/25413
T. 11.12.2014
4721/m.174/1-2
DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve çocuk için hükmedilen nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 1- ) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı ( kadın )’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- ) Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı ( koca )’nın Konya 4. Aile Mahkemesinin 2009/15 esas, 2011/439 karar sayılı dosyası ile açmış olduğu boşanma davasının kadının kusurunun kanıtlanamamış olması sebebiyle reddedildiği, kararın 15.06.2011 tarihinde kesinleştiği ve tarafların bu davadan sonra bir araya gelmedikleri anlaşılmaktadır.
Ayrılık döneminde gerçekleşen yeni bir olayın varlığı ispatlanmış değildir. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda birlik görevlerini yerine getirmeyen, eşinin doğumuyla ilgilenmeyen ve eşine bağırmak suretiyle aşağılayan davalı ( koca )’nın tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir ( TMK m. 174/1-2 ). Durum böyle olduğu halde, davacı ( kadın )’ın eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi yönünden davacı ( kadın ) yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle, 11.12.2014 tarihinde karar verildi.
http://kazanci.com.tr/gunluk/2hd-2014-25248.htm

İÇTİHAT -2 –

ÖZÜ: EVLİLİK BİRLİĞİNİN DEVAMI SIRASINDA, KOCANIN , ÜZERİNE DÜŞEN EDİMLERİ YERİNE GETİRMEMESİ , EVİN ORTAKLAŞA GİDERLERİNİ KARŞILAMAKTAN KAÇINMASI , EVİN ELELKTRİK, SU , KİRA VS. GİDERLERİNE KATILMAMASI HALİNDE , BUNLARI ÖDEYEN KARISININ BU GİDERLERİN ½ Sİ TALEP EDEBİLECEĞİ hakkında…faydalı olması dileklerimle… ANTALYA BAROSUNDAN AV.MEHMET KAYA-1264
T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
E. 2014/5908
K. 2014/17300
T. 16/12/2014
4721/m. 185, 186
ÖZET : Dava, evlilik birliğinin devamı sırasında davalı borçları için çekilmek zorunda kalınan tüketici kredileri ile ortak giderlere katılım alacağına ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, ev giderlerinden tarafların eşit oranda sorumlu olduklarından davacının 1/2’sini talep etme hakkı bulunduğu ve kullanılan kredilerin davalının kumar borcundan kaynaklandığı gerekçesiyle; kredi geri ödeme tutarları ile kira ve su ödemelerinin yarısının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının, davalının baskısıyla kredi çekmek zorunda kaldığı dosya kapsamından alaşılmaktadır. Ancak çekilen kredilerin davalının kumar ve diğer borçlarında kullanıldığı kanıtlanamamıştır. Davacı tarafından çekilen ve daha sonra bankalara ödenen tüketici kredileri ile ilgili talep yönünden davanın reddi gerekir.
DAVA : Davacı Hülya Kılıç vekili Avukat Hüseyin Ünal tarafından, davalı Mustafa Atalay aleyhine 21/11/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/12/2013 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16/12/2014 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, evlilik birliğinin devamı sırasında davalı borçları için çekilmek zorunda kalınan tüketici kredileri ile ortak giderlere katılım alacağına ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı eşin evlilik birliğinin devamı sırasında üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, evin ortaklaşa giderlerini karşılamaktan kaçındığını, at yarışı bahislerine girerek kumar oynadığını, önceki evliliğinin de aynı sebeple sona erdiğini, borçlarını kapatmak için kendisine tüketici kredileri çektirdiğini, davalının zoruyla çekilen kredilerin davalının kumar ve içki borçlarını kapatmak için kullanıldığını ileri sürerek bankalara ödediği tüketici kredileri ile ayrıca davalı tarafından ödenmeyen kira ve su bedellerine ilişkin alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, davacının evliliği süresinde kullandığı kredilerin geri ödeme toplamının 27.599,33 TL olduğu, fiilen ayrı kaldığı dönemde (Haziran 2005 tarihinden sonra) kira ve su ödemelerinin 4.465,00 TL olduğu, ev giderlerinden tarafların eşit oranda sorumlu olduklarından davacının 1/2’sini talep etme hakkı bulunduğu ve kullanılan kredilerin davalının kumar borcundan kaynaklandığı gerekçesiyle toplam 29.831,83 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı tarafından davalının baskısıyla kredi çekilmek zorunda kalındığı ancak çekilen kredilerin davalının kumar ve diğer borçlarında kullanıldığı kanıtlanamamıştır. Şu halde, davacı tarafından çekilen ve daha sonra bankalara ödenen tüketici kredileri ile ilgili talep yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA; davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.